2021-10-21 14:13:38

Abdurrahman KUTLU

  • 1167
image

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTELERİNİN KURULUŞU

Konya’nın özlemini çektiği ve 50’lerden beri uğraştığı Selçuk Üniversitesi nihayet 1975 yılında Süleyman Demirel hükümeti tarafından kuruldu. 1977 yılında öğrenci alımı yaparak, Zindankale’de bir Ortaöğretim okulunda Eğitim- Öğretime başladı.
Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Yüksek Öğretim Kanununu (YÖK) hazırlayıp, bu kanun çıkıncaya kadar, 1981, Selçuk Üniversitesi bu şekilde geldi.
YÖK Kanunu ile bazı yeni üniversiteler kurulmuş, önceden kurulanlardan bazıları da büyütülmüştü. Bu büyütülenlerden biri de Selçuk Üniversitesi idi. Akademik ve idari kadro kapasiteleri büyütülmüş, fakülte sayısı da ikiden sekize çıkarılmıştı. Bu yeni fakültelerden biri de Tıp Fakültesi olmuştu. Doğramacı, tıp fakültesi de benim Konyalılara hediyem olsun, demişti. Yeni kurulan Tıp Fakültesi, 1982-83 eğitim öğretim yılında ilk öğrencilerini alarak, eğitim-öğretime başladı, açılışını yaptı.
Hastane olarak Akyokuş’ta bulunan Göğüs Hastalıkları Hastanesi tahsis edildi. Bu hastane, 70 dekar bir araziye sahip, ağaçlar, yeşillikler içinde güzel bir hastane idi. Tek binadan ibaretti. Mevcut bina, Tıp Fakültesinin ihtiyaçlarını karşılayamayacak, zamanla etrafına yeni binalar yapılacaktı. Ben Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi akademik kadrosuna 1983 yılı başında Yardımcı Doçent olarak katıldım. Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Başkanlığına atandım. Hastane henüz faaliyete geçmemişti.
Tıp Fakültesi Hastanesi Mart 1983'te açıldı. Açılış bütçe imkanlarının yetersiz olması sebebiyle kolay olmadı. Hastanenin faaliyet geçmesinde, Rektörümüz merhum Prof. Dr. Erol Güngör ve Dekanımız merhum Prof. Dr. Asım Duman’ın büyük emek ve gayretleri olmuştu. Bu açılışta Konya’nın hayırseverlerin önemli katkıları, çabaları unutulmaz. Hastane faaliyete geçtikten sonra, tedavi giderlerini karşılamayan hastalara yönelik, üç ay ücretsiz hizmet verdi.
Tıp Fakültesinin başlangıçta bazı bölümlerde hoca eksikliği vardı. Bunlardan biri de anatomi idi. Buna çözüm olarak, cerrahi branşların kendi alanları ile ilgili anatomi derslerini vermesi kararlaştırıldı. Bu uygulamada en büyük yük bana kalmıştı. Çünkü benim anlatacağım kas-iskelet sistemi anatomisi, anatominin önemli bir kısmını teşkil ediyordu. Bir sömestrinin nerdeyse tamamında, ortopedi kliniğindeki işlerimizin (poliklinik hizmetleri, ameliyatlar, asistan eğitimleri vs.) yanında, anatomi derslerini verdim, asistanlarımla beraber pratiklerini yaptırdım. Anatominin ağırlığı bende olduğu için, bu şekilde üç yıl Anatomi Anabilim Dalının yönetimini de ben yürüttüm.
Tıp Fakültesinin yönetim kurulunda, döner sermayenin kurulmasında ve çeşitli komisyonlarda görev yaptım. 1984 yılında, Alaeddin Kampüsü alanında, Tıp Kültesi Eğitim Birimleri ve Hastanesinin temeli atıldı. Temel atma töreninde Cumhurbaşkanı Kenan Evren, Vali Kemal Katıtaş, YÖK Başkanı Prof. Dr. İhsan Doğramacı, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kadayıfcılar hazır bulundu. Bu inşaat, üniversitenin bütün sağlık yatırım ödenekleri hep buraya olmasına rağmen; kısa sürede bitmedi, uzun sürdü. Dolayısıyla Tıp Fakültesi buraya taşınamadı.
Kasım 1995 de Rektörlük görevine başladım. O zaman kampüsteki bu inşaat 7. katta bulunuyordu. (Hastane binası 14 katlı) inşaatı olabildiğince hızlandırdık.
İnşaatın uzaması sebebiyle, artan akademisyen sayısı ve artan hasta potansiyeli sebebiyle mecburen, hastane etrafında (Akyokuş’ta) ihtiyaca göre dernek, vakıf, bağışlarla yeni binalar yapıldı. Biz de bir taraftan yapmaya devam ediyorduk. Bu sebeple, buraya da ciddi bir yatırım yapılmıştı.
1977 yıllından itibaren bende, Tıp Fakültesini yeni binası bittikten sonra bu binaya taşıma yerine, yeni binada ikinci bir tıp fakültesinin kurulmasının her yönden daha doğru olacağı fikri şekillenmeye başlamıştı.
O zaman sadece İstanbul Üniversitesinin iki tıp fakültesi vardı. Ben, Anadolu’da bir üniversiteye ikinci bir tıp fakültesine YÖK’ün izin vermeyeceğini tahmin ettiğim için, müracaat yapmadık. Müsait bir zamanı beklemeye başladık.

 

Nihayet 1998 yılında bu fırsatı yakaladık. Cumhurbaşkanı Merhum Demirel’i yoğun bir programla üniversitemize davet ettik. 
Kendilerine verdiğim brifingde, yeni bir tıp fakültesi kurulma gerekçesini ayrıntılı olarak anlattım. Meseleyi gayet iyi anladılar ve ikinci tıp fakültesi buraya uygun olur dediler. Bunu akademisyenlere hitap ederken de tekrar ettiler.
Biz artık ikinci tıp fakültesi için YÖK’e müracaatımızı yapabilirdik. Müracaatımızı yaptık. Ama gelen cevap olumsuzdu, yeni bir tıp fakültesine izin verilmiyordu. Biz Cumhurbaşkanı Demirel’i haberdar ettik. Demirel YÖK’e yazılı talimat verdi ve yazının bir nüshasını da bize gönderdi. YÖK bunun üzerine, yeni bir tıp fakültesinin kurulma kararı alıp, kararanı Milli Eğitim Bakanlığına bildirdi. Milli Eğitim Bakanlığı da, prosedür gereği Maliye Bakanlığının görüşünü sordu. Bunlar 1998 senesinde oldu. Fakültenin Kasım 2001 yılında Bakanlar Kurulunda kurulma kararı alınıncaya kadar, Maliye Bakanı ve bürokratlarını ikna etmek için uğraştık. Maliye Bakanının ikna olmasında, o zaman Konya Milletvekili ve Kabinede Bakan olan Sayın Mehmet Keçeciler'in yardımı ve desteği olduğunu belirtmem lazım.
İkinci Tıp Fakültesi kurulunca, Milli Eğitim Bakanlığının bunlara istediği isimlere,
fakültelerin bulunduğu ilçelerin, hastalar ve diğer yönlerden tanınmaların, tariflerin kolay olacağını düşünerek; Mevcut tıp fakültesinin Meram ilçesinde bulunması sebebiyle, MERAM TIP FAKÜLTESi 
Yeni kurulan tıp fakültesi de Selçuklu ilçesinde bulunması sebebiyle: SELÇUKLU FAKÜLTESİ teklifimiz, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kabul edildi.
Hastanenin inşaatı 2000 yılında bitmiş, hizmete açılacak vaziyete gelmişti.
İkinci Tıp Fakültesi kuruluşu gerçekleştikten sonra, biz hemen kendi yönümüzden plan ve programlarımızı yaptık, çalışmalara başladık. Hastanede bölümler, ameliyathaneler, yoğun bakımlara vb , göre her türlü cihaz, malzemeler tesbit çalışmaları yapıldı. 110 bin metre kare kapalı alana sahip, 14 katlı bir hastane sıfırdan, her türlü modern tıbbi cihaz, araç, gereç ve malzemeyle hizmete alınacaktı. Biz hastaneye ait otoparkı, çok geniş olarak kilitli taş döşemesini yaparak çoktan hazırlamıştık.
Devletten ihale izni alındı ve ihaleye çıkıldı.
Sağlıklı bir ihale süreci geçirildi. Hiçbir şaibeye, dedikoduya meydan verilmedi. Her yönden şeffaflık sağlandı. 65 milyon dolardan başlatan ihale 28 milyon dolara bağlandı. İhaleyi bir Japon firması kazandı. İhaleye katılan diğer firmalarda ihale süreci ile ilgili hiçbir hoşnutsuzluk olmadı.
2002-2003 Eğitim-Öğretim yılında, yeni tıp fakültesi için öğrenci aldık. Meram Tıp Fakültesi öğrencileri ile beraber derslere başladılar. Bu fakülte için çeşitli bölümlere 45 asistan aldık, Meram Tıp’ta ilgili bölümlerde ihtisaslarına başladılar.
İhale dosyası devletin ilgili birimine teslim edildi. Kısa bir süre sonra erken seçim kararı alındı, 2002. Herkes kendi derdine düştü. Bizim ihale dosyası haliyle işleme konup alım işlemi için onay verilmedi, dosya beklemeye bırakıldı.
Seçimden sonra kurulan Abdullah Gül hükümetinin, ülke genelinde 650 yeni projeyi askıya aldığı bildirildi. Bizim hastane de bunların içine sokulmuş. Halbuki bizim proje yeni bir proje değil, bitmiş bir projeydi. Devletin ilgili makamlarına derdimizi anlatamadık.
Bunun üzerine, Konya’nın her kesiminden ileri gelen (siyasi, mahalli idareci, sanayici, oda başkanı, iş adamı, basın vb,) yüz civarında insanımızı kampüse davet ettim. Bir ikramdan sonra bitmiş hastane binasını gezdirdim ve hastanenin açılışa hazır olduğunu, önümüzdeki geçemediğimiz engeli anlattım. Bunun bir ekiple Ankara’ya gidip çözülmesi gerektiğini, bunun yanlış uygulamadan kaynaklandığını, hakkımız olan bir şeyi istediğimizi uzun uzun anlattım.
Fakat Konya ileri gelenleri bu çağrıya ilgi göstermediler. Hastane açıldı açılmasına ama, bizim hemen açmak için her türlü hazırlığı yapıp 2003 yılında açabileceğimiz hastane, 2009 yılında açılabildi. 
İkinci Tıp Fakültesi kuruluşu gerçekleştikten sonra, ilk tıp fakültemize ( Meram Tıp Fakültemize) haksızlık olmasın diye ihtiyacı olan 21 modern ameliyethanesi, yatak katları ve toplantı salonları olan 20 bin metre kare kapalı alana sahip bir binayı iki senede yaptık. Bu inşaat devletin inşaat ödeneği kullanılmadan (zaten yoktu) bağışlarla ve onarım fasılları kullanılarak yapılmıştı.
Bizden sonraki yıllarda üniversitenin bölünmesinden sonra, bu Tıp Fakültelerin biri Selçuk Üniversitesinde (Selçuklu Tıp Fakültesi), diğeri de NEÜ' de ( Meram Tıp Fakülltesi) yer aldı.
Her ikisi de zengin ve ehliyetli akademik ve idari kadrolarıyla, başarılı hizmetleriyle yollarına devam etmektedir. Her ikisi de ülkemizde de önlerde tercih edilen tıp fakülteleri arasındadır ve Konya’ya her yönden zenginlik ve güzellik katmaktadır.
Bu Tıp Fakülteleri birinde kuruluş safhasında bulunmam ve kuruluşuna katkı sağlamam, diğerinin de kuruluşuna vesile olmam sebebiyle benim onur ve gurur duyduğum ülkeme hizmetlerimden olmuştur. 
Bu sebeple bu fırsatları veren devletimize, bize yardımcı olan üst makamlara, yetkililerine, bana yardımcı olan bütün çalışma arkadaşlarıma ve bu yoğun çalışmalar içerisinde bana tahammül gösteren aileme, teşekkür etmeyi zevkli bir görev sayarım. Rahmete kavuşanları da hayırla, saygıyla yad ederim.

 

Bu haberlere de bakabilirsiniz

15 TEMMUZ MİLLETİN ASALETİDİR..

Tam 7 yıl önce 15 Temmuz gecesi karanlık güçlerin maşası olan fetöcü hain teröristler tarafından ç..

Şehit Dr. Ekrem Karakaya'yı Unutmadık, Unutturmayacağız..

Bugün burada Uzman Doktor Ekrem Karakaya’nın bir yıl önce canice hayattan koparılışının yıl dönümü ned..

KONYA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIMIZA TEŞEKKÜRLERİMİZİ SUNDUK..

Başkanımız Prof. Dr. Bahadır Öztürk, Konya Büyükşehir Beledi..